Gerede YeniGün Gazetesi
Gerede YeniGün Gazetesi
  • “İş bu hadde gelene kadar neredeydiniz?”
    “İş bu hadde gelene kadar neredeydiniz?̶
  • OSB’nin yeni başkanı Saraç oldu
    OSB’nin yeni başkanı Saraç oldu
  • İşte son durum!
    İşte son durum!
  • Kaldırımlar genişletiliyor, park sistemi sil baştan!
    Kaldırımlar genişletiliyor, park sistemi sil başta
  • 1 tane de şehirden görülebilecek şekilde yapılmalı
    1 tane de şehirden görülebilecek şekilde yapılmalı
  • Hiç değilse eleştirdiğimizin çeyreği kadar bir teşekkürü çok görmek ne kadar doğru?
    Hiç değilse eleştirdiğimizin çeyreği kadar bir teş
  • Arasta’da çalışmalar gün yüzüne çıkıyor
    Arasta’da çalışmalar gün yüzüne çıkıyor
  • Başkan pandemi, korona var demiyor
    Başkan pandemi, korona var demiyor
  • Ders zili miniklere çaldı
    Ders zili miniklere çaldı
  • YAZIKLAR OLSUN!
    YAZIKLAR OLSUN!
Eleştiri kültürü üzerine bir hikaye
4 Aralık 2013 12:45
Font1 Font2 Font3 Font4
Eleştiri kültürü üzerine bir hikaye

Eleştirinin sözlükteki anlamı; bir insanı, bir eseri,  bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit etmektir. (TDK) Ancak eleştirinin sözlükteki anlamı bizim kullanımımızda manasını kaybetti. Yapıcı ve yol gösterici eleştiriler yerini yıkıcı ve iyi bir niyete sahip olmayan eleştirilere bıraktı. Bu konuda çok uzun yazılar yazılabilir. Çok örnekler verilebilir. Her okuduğumda veya dinlediğimde çok beğendiğim bir hikâye var. Bazen bir hikâyeden çıkarılacak sonuç anlatmak istediğinizden fazlasını söyler… Sizlerle paylaşmak istiyorum.

“Hindistan’da çok ünlü bir ressam varmış. Herkes bu ressamın yapıtlarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş. Onun yetiştirdiği bir ressam olan Racigi ise artik eğitimini tamamlamış ve son resmini bitirerek ünlü ressama götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş. Ranga Guru ismiyle nam yapmış olan ünlü ressam;

“Sen artık ressam sayılırsın Racigi. Artık senin resmini halk değerlendirecek” diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve meydanda en görünen yere koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak insanlardan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Racigi denileni yapmış.

Racigi birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki tüm resim çarpılardan neredeyse görünmüyor. Çok üzülmüş tabii. Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki. Resmi alıp götürmüş Ranga Guru’ya ve ne kadar üzgün olduğunu belirtmiş. Ranga Guru üzülmemesini ve yeni bir resim yapmasını istemiş. Racigi yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru’ya götürmüş.

Ranga Guru resmi tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya, birkaç fırça ile birlikte insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Racigi denileni yapmış…

Birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış, fırçalar da boyalar da bırakıldığı gibi duruyor. Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru’ya gitmiş ve resme dokunulmadığını anlatmış. Ranga Guru demiş ki;

“Sevgili Racigi, sen ilk resminde insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız eleştirebileceklerini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı… Oysa ikinci resminde onlardan hatalarını düzeltmelerini istedin, yapıcı olmalarını istedin. Şunu hiç unutma sevgili Racigi, kötü yönde eleştirmek kolaydır, yapıcı eleştiride bulunmak ise eğitim gerektirir. “Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkmadı, cesaret edemedi… Sevgili Racigi mesleğinde usta olman yetmez, bilgede olmalısın. Emeğinin karşılığını ne yaptığından haberi olmayan insanlardan beklersen mutlu olamazsın. Çünkü onlar bilmediğinden emeğine değer biçemez”

Hz. Mevlana Diyor ki:

Körler Çarşısında Ayna Satma

Sağırlar Pazarında Gazel Atma

Cemil Meriç diyor ki:

“Herkes tarafından anlaşılmak isteyen, hiç kimse tarafından anlaşılmaz”

Eleştiri kültürü üzerine bir hikaye Yazısına 1 Yorum Yapıldı

YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ


Yukarı Geri Ana Sayfa