Gerede YeniGün Gazetesi
Gerede YeniGün Gazetesi
  • “İş bu hadde gelene kadar neredeydiniz?”
    “İş bu hadde gelene kadar neredeydiniz?̶
  • OSB’nin yeni başkanı Saraç oldu
    OSB’nin yeni başkanı Saraç oldu
  • İşte son durum!
    İşte son durum!
  • Kaldırımlar genişletiliyor, park sistemi sil baştan!
    Kaldırımlar genişletiliyor, park sistemi sil başta
  • 1 tane de şehirden görülebilecek şekilde yapılmalı
    1 tane de şehirden görülebilecek şekilde yapılmalı
  • Hiç değilse eleştirdiğimizin çeyreği kadar bir teşekkürü çok görmek ne kadar doğru?
    Hiç değilse eleştirdiğimizin çeyreği kadar bir teş
  • Arasta’da çalışmalar gün yüzüne çıkıyor
    Arasta’da çalışmalar gün yüzüne çıkıyor
  • Başkan pandemi, korona var demiyor
    Başkan pandemi, korona var demiyor
  • Ders zili miniklere çaldı
    Ders zili miniklere çaldı
  • YAZIKLAR OLSUN!
    YAZIKLAR OLSUN!
Tarih şuuru II
16 Aralık 2013 14:19
Font1 Font2 Font3 Font4
Tarih şuuru II

Değerli okuyucular geçen hafta Tarih şuuruna giriş yaptık ve geçmişimizi bilmemizin önemine değindik. Tarihin ders kitaplarına sıkıştırılmaması ve sadece müfredat üzerinden çocuklarımıza anlatılmaması gerektiğini dilimiz döndüğünce ifade etmeye çalıştık.

Gelişmekte olan ülkeler düzeyinden gelişmiş ülke olmaya devrildiğimiz bugünlerde bizimde artık tarihini bilen, seven, araştıran ondan sonuçlar çıkaran, bugünün ve yarının politikalarına şekil veren nesillere ihtiyacımız var. Bizim artık iç çekişmelere, geçmişin dedikodularına, yapılan hataları kısır bir döngü içersinde ele almaya hakkımız yok. Bu keyfiyete son vermemiz gerekiyor. Filanca şarap içer miydi, falanca kardeşlerini neden öldürttüydü gibi bugüne hiçbir faydası olmayan tartışmaları kenara bırakıp geleceğimize ışık tutacak araştırmalara ihtiyacımız var.

Tarih şuuru içersinde batıyı iyi bilmeliyiz. Batının teknolojide bizi nasıl geçtiği ile ilgili araştırmalar yaparken onların manevi anlamda çöktüğü kısımları da iyi analiz ederek o çöküntüyü bizim de yaşamadan atlatmamız kaçınılmaz bir gerçektir. Batı bütün değerlerini yok ederek bugünkü gücüne ulaştı. Yani ahlak ve aileyi yok ederek bu sonuca ulaştı. Evet, zenginleşti, modern oldu, sömürdü. Ama kendisini de bugün içinden çıkılmaz bir halde buldu. Bugün Batı uygarlığı çocuk sayısını artırmanın, aile ortamının tekrar tesisi gibi sosyal projeler için inanılmaz çaba harcıyor.

Tarih şuurumuz içersinde yanlış olan ve dayatılan en büyük yalan bütün icatların batılı bilim adamları tarafından yapıldığıdır. Bu çok büyük bir yalan ve aşağılık kompleksidir. Bize sinmiş olan bu yalanın karşılığında “bizden adam olmaz, biz bir şey başaramayız söylemleridir”. Kendi kitaplarımızda bizim medeniyetimizin bilginleri ve icatları yerine batının mucitleri anlatılmakta, bizim kahramanlarımız yerine batının kahramanları çocuklarımızın zihnini işgal etmektedir. Medyamızda, filmlerde, gazetelerde vb. her yerde bu şekilde işlenmekte. Yetişen nesiller ise bunun tesirin kalmakta. Hâlbuki batılılar ortaçağ karanlığında henüz dünyanın yuvarlak olduğunu ileri süren kendi bilim adamlarını idama götürürken bizim bilim adamlarımız büyük buluşlar gerçekleştirmiştir.

Mesela Cabir Bin Hayyan atom bombası fikrinin ilk mucididir. Kimyanın babası sayılır. Maddenin en küçük parçası atomun parçalanabileceğini 1200 sene önce söylemiştir. Mesela Ebu’l Vefa Matematik ve Astronomi bilginidir. Trigonometriye tanjant, kotanjant, sekant ve kosekantı kazandıran matematik bilginidir. Mesela Farabi ses olayını ilk defa fiziki yönden ele alıp açıklayıp izah getiren ilk bilgindir.

Mesela Harizmi ilk cebir kitabını yazan ve batıya cebiri öğreten bir bilgindir. Mesela Cezeri çok büyük bir bilim adamıdır, Cizrelidir. Robot ilminin kurucusu ve ilk termosu bulan kişidir. İlk sistem mühendisi ve ilk elektronikçi ve bilgisayarın babasıdır. Ama ne acıdır ki bilgisayarın babası yanlış olarak İngiliz matematikçisi Charles Babbage olarak bilinir.

Daha yüzlerce bilim adamımız var, mucidimiz var. Birçok bilim dalının kurucusu biz Müslümanlarız. Ama tarihi hakikatlerden öyle uzağız ki… Okumuyoruz, çocuklarımıza okutmuyoruz. Batının varlığı bile çok şüpheli Robin Hood efsanesini bütün çocuklarımız bilir. Çok güzel pazarlanır dünyaya. Ama bizim Köroğlumuzu biz bile az tanırız, çocuklarımıza anlatma gereği bile duymayız. Doğru düzgün bir filmi de yoktur. Çizgi filmini yapma gereği bile duymayız. Malkoçoğlu, Battalgazi, Kara Murat, Alparslan gibi yüzlerce kahramanımız vardır ve her biri gerçektir. Bu kahramanların bir kısmı da, Yeşilçam Sinemasının dönemin şartları içinde çekebildiği haliyle bugün maalesef bıyık altından gülerek izlediğimiz filmlerinde kendine yer bulabilmiştir.

Evet değerli okuyucular bu konuda yaramız çok büyük ve yapılacak çok iş var.

Bernard Lewis diyor ki; “Bir milleti imha etmek, nesilleri geçmişinden ve bilhassa milli ve manevi değerlerinden koparmakla mümkündür.”

Tarih şuuru II Yazısına 1 Yorum Yapıldı

YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ


Yukarı Geri Ana Sayfa