Gerede YeniGün Gazetesi
Doğudaki kavganın sebebi!
13 Ekim 2014 16:09
Font1 Font2 Font3 Font4
Doğudaki kavganın sebebi!

İnsanlık tarihinin en acı olaylarının büyük bir kısmı Ortadoğuda yaşandı, yaşanıyor. Yüzlerce yıl refah ve huzurlu bir hayatı Osmanlı Cihan Devletinin sağladığı Ortadoğu toprakları, Osmanlının sahneden çekilmesiyle birlikte acı ve gözyaşından başka bir şey görmüyor. Türkiye’nin çevresinde ve doğuda yaşananları aşağıdaki yazımı okuduktan sonra yeniden değerlendirmenizi istirham ediyorum:

Son 1 haftadır ülke gündemini sarsan olaylarla ilgili gelişmeleri takip ederken aklıma Cihan Padişahı II. Abdulhamid düştü. Bu büyük ismin piyasada yer alan ve hatıratlarını da kapsayan birçok kitabını okudum. 33 yıllık idarecilik hayatında hem içerden hem de dışarıdan büyük baskılara maruz kalmış bu ismin, ülkesi için nasıl direndiğini ve hangi sıkıntıları çektiğini çeşitli yazarların kitaplarını okuduğunuz zaman günümüz Türkiye’sinde gerçekleşen olayların bir tesadüf olmadığını daha iyi anlıyoruz. Tahttan indirilişi esnasında ki hadiseler olsun vefatından sonra imparatorluğun bozuk para gibi nasıl harcandığı olsun O’nun ne kadar büyük bir devlet adamı olduğunu idrak ettiriyor. Kendini aydın zannedenler bu topluma yıllarca O’nu kötüledi. Baskıcı ve kızıl sultan olarak tanıttı. 33 yıllık iktidarı döneminde 3-5 idama onay veren, kendine suikast düzenleyen bir Ermeni’yi bile idam ettirmeyip affeden bir insan bizlere kızıl sultan olarak lanse edildi. Kendi tarihçilerimizin bir kısmı Ulu Hakan bir kısmı da Kızıl Sultan olarak tanıttı. Hâlbuki kızıl sultan iftirası bize yabancılardan miras kaldı.

Bu köşede sizlerle bölüm bölüm O’nun hatıratlarını paylaşacağım. Musul-Kerkük Petrolleri, Filistin, Demiryolu hatları, dünyadaki ilk meydana gelen değişimlerin ve yeniliklerin Osmanlı ülkesine de getirilmesi, Rus-İngiliz-Fransız devletleri ile olan diplomasi savaşları, bugün bile ortaya çıkan O’nun dünya devletleri ile olan münasebetleri ve daha onlarca konuda 100 yıl önce Ülkemiz üzerinde estirilen felaket rüzgârlarının bugün de nasıl tezgâhlandığını gördüğünüzde belki de şaşıracaksınız.

Murat Duman’ın Hakanın Hatırası isimli kitabının giriş cümleleri bu sözlerle başlıyor: “Dünyada diplomasi zekâsının yüzde doksanı Abdülhamid Han’ın, yüzde beşi benim, kalan yüzde beşi de diğer siyasilerindir.”

Almanya Prensi BİSMARK

“Osmanlı Padişahları arasında tahta en zor şartlarda çıkan isimdi Abdülhamid-i Sâni Hazretleri. Büyük Cihan Harbine doğru giden dünyada Osmanlı’yı kan deryasında boğmayı hedefleyenler, Devlet-i Âliye’nin topraklarını kendi aralarında paylaşacak zemini de hazırlıyorlardı.

İçte ve dışta çok yönlü bir ihanet çemberi oluşturulmuş, Osmanlı mefkûresi sonu görünmeyen karanlık bir koridora itilmişti. Bir yıl içinde önce Sultan Abdülaziz askerî müdahale ile tahttan indirilerek şehit edilmiş, ardından Sultan 5. Murat tahta geçirilmiş ve 93 günlük tahammülünün ardından da 31 Ağustos 1876 yılında Abdülhamit Han tahta çıkmıştı.”

Evet değerli okuyucular o sahneye çıktığı andan itibaren etrafını kurtlar çevirmiş O’nu ve O’nun şahsında ülkeyi parçalamak isteyenlerin bitmek bilmeyen oyunları başlamıştı. O inanılmaz bir azim ve mücadele ile onlarla baş etti. 33 sene ülkeyi parçalatmadı ama en sonunda galip gelen düşmanları onu tahtından etti ve ülkeyi 10 yıl içersinde bölmeyi ve parçalamayı başardılar. Şimdilik geçmişten bugüne uzanan ve basında da yer alan çok önemli bir konuyu yorumsuz olarak yazarak yazımı bu haftalık tamamlıyorum.

“Enerji Bakanlığı, II. Abdülhamid’in 100 yıl önce yaptırdığı petrol haritasının peşine düştü. Haritada yapılan incelemede, bugün bilinen sahaların çoğunun bir asır önce tespit edildiği anlaşıldı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 106 yıl önce Sultan II. Abdülhamid’in hazırlattığı petrol haritasının peşine düştü. Sultan’ın petrol haritası gerçek mi? Türkiye bir petrol denizi üzerinde mi? Çalışmanın talimatını veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız soruları yanıtladı.

“BİLİMSEL BİR HARİTA”

II. Abdülhamid’in 100 yıl önce hazırlattığı petrol haritası gerçek mi?

“Bakanlık koltuğuna oturduğumda en çok merak ettiğim şeylerden biri de II. Abdülhamid’in petrol haritalarıydı. Musul ve Bağdat’ı içine alan bir daire içerisinde yaptırılan, belli bilimselliği olan bir harita. Bugün bilinen sahaların pek çoğu bu haritada görülüyor. 100 yıl önce hazırlanan bu harita geçerliliğini koruyor. Bu harita, şu anda Batman ve Adıyaman gibi bizim de petrol aradığımız yerleri içeriyor.”

1901’DE PADİŞAHA SUNULMUŞ

“Osmanlı Döneminde Irak” isimli kitapta yer alan, Alman maden mühendisi Paul Groskoph ve Habip Necip Efendi yönetimindeki araştırma ekibinin yaptığı petrol haritası halen geçerliliğini koruyor. Çalışma 22 Ekim 1901’de 2. Abdülhamid’e sunulmuş.

YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ


Yukarı Geri Ana Sayfa