Gerede YeniGün Gazetesi
HAÇLI SEFERLERİ
31 Temmuz 2014 12:32
Font1 Font2 Font3 Font4
HAÇLI SEFERLERİ

1071 Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu’yu vatan yapan Türkleri buradan tekrar çıkarmak için 1090’lardan itibaren Batılılar tarafından Haçlı seferleri düzenlendi. Müslümanlara karşı kaybettikçe çıldıran batı uygarlığı bütün vahşetiyle doğu medeniyetine kâbus gibi çökmüş yaklaşık 250 sene haçlı seferleri sonunda yüz binlerce insan ölmüştü. Özellikle Kudüs’ü ele geçirmek için yaptıkları seferlerde Kudüs’ü ele geçirince hem Müslüman hem Yahudilere yönelik yaptıkları katliamlar çok büyüktü. Haçlı Seferleri fanatik din adamları olan papazlar tarafından organize ediliyor ve halk kitleleri kışkırtılıyordu.

Değerli okuyucularımız şu anda yaşadığımız dünyada da yine Müslümanların üzerine yeni haçlı seferleri düzenleniyor. Binli yıllardaki haçlı seferlerinden Yahudilerde mağdurdu. Bu sefer ise Siyonistlerle Hıristiyanlar işbirliği yapmış ve yine Müslümanları boğmakla meşguller. Katliam üzerine katliam yapıyorlar, güç getiremeyecekleri yerlerde psikolojik harp, ekonomik ambargo uyguluyorlar. Ülke içi karışıklıklar çıkartmaya çalışıyorlar. Aslında şu anda bir dünya savaşı mevcut. Var olan bir dünya savaşı ve bu savaşta çocukların, yaşlıların, kadınların haklarına tecavüz ediliyor, onlar ölüyor, onlar ağlıyor. Son iki-üç yılda bölgemizde olup bitenleri özetleyelim ve dünyanın nereye doğru yol aldığına bakalım.

Orta Doğu demek kan ve gözyaşı demek olmuş. Mısır barışçıl gösterilerle demokratik seçime girdi Mursi’yi seçti. Ama batı düzeni müsaade etmedi edemezdi çünkü İsrail’in güvenliğinden sorumluydular. Mursi’nin en büyük kabahatlerinden birisi Gazze’nin oksijeni olan Rafah sınır kapısını açmasıydı. Devirdiler elbette, göz yummadılar. Sisi’nin ilk işi ne oldu? Cevabı belli, Rafah sınır kapısını kapatmak. Gerisi hikâye darbeyle devirdikleri Mursi’yi asmanın yollarını arıyorlar. Ve böylelikle Mısır’ın geleceği çalındı. Bölgede ağırlığı ve gücü olan bir ülke devre dışı bırakıldı. Ukrayna karıştı, karıştırıldı. Turuncu devrim, mavi, sümbül filan derken bildiğimiz kapkara bir görüntü ortaya çıktı. ABD-Rusya bu bölgede savaş halinde. AB ise Rusya ile ülkeyi güzelce bölüştüler. Suriye’de üç yıldır iç savaş var ve yüz binlerce insan öldü, milyonlarcası savaştan mezalimden kaçtı. Bilinmeyen denklemlerinin bol olduğu bir savaş ortamı. Hangi örgüt kime çalışıyor, kim hak kim batıl belli değil. Böyle demişken bir de IŞİD çıktı. Musul’u bayağı bir elini kolunu sallaya sallaya ele geçirdi. Şimdi hedefleri Bağdat’mış, yani Irak’ın tamamı. Gelen haberlere göre orda da vahşet diz boyu. Bu arada 2014 yılının Ramazan ayı gelmiş. Önceki Ramazanlarda olduğu gibi İsrail yine mübarek Ramazanda Gazze’ye karadan, havadan, denizden ölüm yağdırmaya başladı. Dünya halkları ayağa kalktı. Türkiye’den başka yönetimlerden ses yok. Hatta Amerika filan açıkça İsrail’i destekliyor her zaman olduğu gibi. BM filan hikâye. Araştırma komisyonu kurulsun demişler. Bu arada en ucuz kan Filistin kanı tabi dökülmeye devam ediyor. Biz sadece sayıyoruz. Bu arada bir de Coco Cola içmezsek acaba İsrail vazgeçer mi? İsrail’in tüm gücü, şımarıklığı; bizlerin acziyetinden, ümmetin vurdumduymazlığından, Arap devletlerin yöneticilerinin iktidarda kalamama korkusundan kaynaklanıyor.

Afganistan, Pakistan, Keşmir, Mynmar daha buraları yazamadık. Bugün İsrail-Amerika-İngiltere-Almanya başta olmak üzere kutsal ittifaklar tekrar kurulup çok büyük haçlı seferleri düzenlenmekte İslam Coğrafyasına.

Bu koşullarda bir Ramazan Bayramına daha giriyoruz. Kan ve gözyaşı içersinde ki Müslümanların kaçıncı huzurlu bayram beklentisidir bu bayram kim bilir. Her şeye rağmen Mübarek Ramazan Bayramı bütün Müslümanlara mübarek olsun.

YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ


Yukarı Geri Ana Sayfa